Çağın Hastalığı: Fibromiyalji

Yapılan araştırmalar, hayatı kolaylaştıran teknolojinin aynı zamanda insan üzerinde sinsi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koydu. İnsan vücudunun hareket etmesi gerektiği, aksi halde bedende kısa veya uzun dönemde değişik problemler belireceği belirtildi. Hareketsizliğin getirdiği problemlerin en başında şişmanlık sayılırken, kondisyonsuz, yorgun, halsiz, isteksiz ve hantal bir kişinin ortaya çıkacağı vurgulandı. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Burcu Sönmez, yaşın ilerlemesinin durdurulamayacağını ancak zinde, sağlıklı, hareketli ve mutlu yaşlanmanın mümkün olduğunu dile getirerek, bunun da çaresinin hareket ve sağlıklı beslenme olduğunu dile getirdi.
 

Hareketsiz kalan insanların doktor doktor dolaştığını, basit ağrı kesiciler kullanarak müzminleşen şikayetlerle yaşamlarını sürdürdüklerini söyleyen Uzm. Dr. Burcu Sönmez, “Fibromiyalji sendromu, yaygın vücut ağrıları ve halsizlikle kendini gösteren bir kronik ağrı sendromudur. En belirgin özelliği yaygın kas ağrılarıdır. Hayat kalitesinde belirgin düşüşe neden olur.
 

Hastaların yaygın vücut ağrılarının yanı sıra halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, uyku bozukluğu ve dolayısıyla sabah yorgun uyanma ve tutukluk şikayetleri mevcuttur. Hastalar, yorgunluk nedeniyle işe konsantre olmada güçlük çekerler. ‘Sabah yorgun kalkıyorum’ diyen hasta, gün boyu da aynı isteksizlik ve yorgunluk hissi ile bir şey yapmak istemez.
Mevsim değişiklikleri ve özellikle soğukla şikayetlerde artış olur. İş gücü kaybı ve hayat kalitesinde düşüşe neden olur. Bu grup hastalar, kaynağı teşhis edilemeyen ağrı şikayetleri nedeniyle çeşitli branşların doktorlarına başvururlar, daha sık operasyon geçirirler. Ancak doğru teşhis edilemediğinde, şikayetler ağrı kesici ilaçlar ile geçiştirildiğinde sorun tam olarak giderilemez. Hastaların şikayetleri kısa bir süre azalmış veya geçmiş gibi gözükse de, bir süre sonra nükseder” dedi.
 

”KASLAR GÜÇLENDİRİLMELİ”
Fibromiyalji sendromunun depresyon, migren, kronik yorgunluk sendromu veya miyofasyal ağrı sendromu gibi hastalıklarla örtüşebileceğine de değinen Uzm. Dr. Burcu Sönmez, bunlardan birinin varlığının fibromiyalji sendromunun yok olduğu anlamına gelmeyeceğini, yani birarada da olabileceğini söyledi. Sönmez, “Örneğin yapılan çalışmalar, fibromiyalji hastalarının yüzde 25′inde depresyon, yüzde 50’sinde de migren gözlendiğini ortaya koymuştur. Bu sendromun tedavisi için multidisipliner bir program düzenlenmelidir. Bu program içinde ilaç tedavisinin yanı sıra, egzersiz, masaj, fizik tedavi gibi komplementer tedaviler ve dietin düzenlenmesi yer alır. Gerektiğinde psikiyatrik destek verilmelidir. Tedavi, ağrıyı ve yorgunluğu azaltmak, depresif semptomları gidermek ve diğer semptomları en aza indirmek amacıyla düzenlenir. Burada azalmış fiziksel aktivite ve artmış ağrı kısır döngüsünü kırmak amaçlanır. Tek bir standart tedavi yolu yoktur” diye konuştu.


Stres faktörleriyle başa çıkma veya dayanma gücünü artırmaya yönelik faktörler üzerinde durulmasının önemini de açıklayan Sönmez, şöyle devam etti: “Önerilen ilaç tedavisi, ağrı ve uyku problemine yönelik olmalıdır. Dolayısı ile ağrı kesici ilaçlar, tedavi için yetersizdir. Tedavide, uygun doz ve sürede, doktor kontrolünde antidepresan ilaçlar kullanılmalıdır.
 

Fibromiyalji sendromu olan kişiler uzun süreli hareketsizlik nedeniyle kondisyonsuz olduklarından, egzersiz programına yoğun şekilde başlamamalıdır. Ancak, zamanla istenen hedefe yavaş yavaş ulaşmalıdırlar. Hedef, haftada en az 3 gün yarım saatten az olmamak kaydıyla yürüme, bisiklete binme veya yüzme gibi sporları devamlı yapabiliyor olmaktır. Egzersiz programından önce ısınma ve sonrasında soğuma egzersizleri yapılmalıdır. Böylece spor yaralanmalarından korunma sağlanır. Yapılan egzersizler hastanın kaslarında güçlenme yaparak, oturma veya ayakta durma sırasındaki duruşu düzeltir. Bu da kasların dengeli çalışması anlamına gelir.”
 

Kaynak: AA

  | | | - - - - - - Daha Fazlası © 2009 Tekem Saglik Ltd. - All rights reserved